3 Ocak 2014 Cuma

Kitap Yorumu: Yıkılan Krallıklar- Morgan Rhodes


Orjinal adı: Falling Kingdoms
Türkçe edisyon: Yıkılan Krallıklar
Yazar: Morgan Rhodes
Seri: Yıkılan Krallıklar (Falling Kingdoms) #1
Tür: Young-adult, Fantasy, Epic Fantasy
Goodreads puanı: 3.84/5

UYARI: FANGIRLLÜK VE DİĞER POSTLARA GÖRE DAHA FAZLA GÖRSEL İÇERİR.

Yoruma başlamadan önce söyleyeceğim ilk şey şu. Sallayın o saçma Goodreads puanını. Buraya formalite icabı koydum. Yoksa kitap 3.84'lük değil kesinlikle. Dex yine süper bir kitabı seçmiş yayınlamak için. Umarım ikinci kitap Rebel Spring için çok beklemeyiz. -Di mi Dex, çok bekletmesin sen bizii. Aaa hiç olur mu? En geç martta çıkar o kitap, eminim eminim. *kendini kandırma aşamasında*-

Şu kapağın güzelliğine bakar mısınız?

Kitap bugün okulda bitti. Doğal olarak bir kaç tuhaf harekette bulunmuş olabilirim. Onu da Magnus sevgime verin.
Not. Tuhaf hareketten kastım, kötü adam kahkahasıydı.


Tabii sonra kitabın bittiğini hatırladım ve sonuç,


Dex'in Ölümcül Merhametini, Dogan Egmont'ın Yükselen Dünyanın Savaşlarını ve diğer epic fantasy'leri seviyorsanız -ben şahsen kendilerine tapıyorum- ve Yıkılan Krallıkları okumadıysanız... hala almadınız mı şu kitabı? Davetiye falan mı bekliyorsunuz? En yakın kitapçıya ışınlanın hemen! (Tabii böyle bir gücünüz yoksa Daemon'ı yardım için arayabilirsiniz.)

Konudan saptık galiba. Tamam kitabı yüzeysel olarak anlatıyım da bir an önce yoruma geçelim.(Yüzeysel çünkü ilk denememde normal bir şekilde anlatmayı denedim ve eğer öyle yapsaydım bu yazının parşömen kağıdına yazılması gerekecekti.)

Mytica yıllar önce tek bir ülkeydi. Ama sonradan parçalandı ve bundan üç krallık oluştu. Kuzey krallığı Limeros, Orta krallık Paelsia ve Güney krallığı Auranos. -Limeros, Magnus yüzünden favorimdir-

Bu üç krallık 90 yıldır 'sözde' barış içinde yaşıyorlar. Birbirlerine saldırmasalarda Paelsia'da, Limeros'ta Auranos'u hiç sevmiyor. Çünkü Orta krallıkta üzüm dışında hiç bir şey doğru dürüst yetişmiyor. Limeros'ta buzlanmış ama Auranos güneşli, zengin bir ülke. Diğer krallıklara da yardım etmiyor, millette bir öfke var yani onlara karşı. Paelsia'da yaşanan bir cinayette ilk kıvılcımın çıkmasına sebep oluyor.


Hemen arka kapaktaki ana karakterlerimizden ve kendileri hakkındaki görüşlerimden kısaca bahsedeyim.

Cleo (Prenses): Auranos'un prensesi. Bir ablası var. Silinip gidildiği düşünülen şu büyüyü de ablası için istiyor zaten. Savaşın başlamasında oldukça etkili arkadaş. Fena bir karakter değil ama çok da ısınamadım. Kitabın son sayfasında hafiften salak olduğunu düşünmeye başladım ama bu yaptığı benim işime geldi. *kötü adam kahkahası*

Jonas (Asi): Paelsia'daki şarap tüccarının küçük oğlu. Kardeşi öldürüldüğü için intikam almak istiyor. Savaşı başlatan da diyebiliriz kendisine. Bu da fena bir karakter değil. Haklı nedenleri var intikam istemek için. 

Lucia (Büyücü): Limeros'un prensesi. Kendisinin çok güçlü bir büyücü olacağı yıldızlarda görülmüş. Dört elementi de kullanabiliyor. Nedense Cleo'dan biraz daha çok sevdim. -Galiba burada da küçük bir Magnus etkisi var-

Magnus (Veliaht): Limeros'un prensi ve... Çok şey konuşmak istiyorum ama Alicen dedi ki onlar spoiler sayılır. O yüzden okuyun görün. Düşüncelerime gelirsem. Kitapta favorim, yılbaşı gecesi acılarına ortak olduğum bu yüzden yeni yıla asık suratlı girmeme neden olan karakter. Bölümleri gelsin diye sayfa saydıran, bir kaç damla göz yaşı dökmeme sebebiyet veren varlık. Magnus. Magnus. Magnus! Neden Magnus'lar bu kadar harikalar? Ha neden tanrım?! Bu yazarlar bize acı çektirmeyi çok mu seviyor?

Şimdi ben susuyorum gifler konuşuyor.

Kitabın güzelliğini fark ettiğimde,

Magnus'un ''Aynı anda, bin bir parçaya bölünmüş kalbi,
yavaşça donmaya başlamıştı bile.'' bölümünde ben,


Magnus'un bölümleri geldiğinde ben, 

Kitap bitip Rebel Spring'in daha çıkmadığını hatırladığımda, 

Uzun bir yazı oldu. Mutlu musun Yiyit?

Yoruma gelirsek, Dex yine yaptı yapacağını. İkinci kitap yakın bir tarihte çıkmazsa, Dex'in binasını basıp herkesi rehin alacağım. Çevirmen bütün kitabı çevirene, kitap matbaaya gidene kadar kimseyi bırakmayacağım. Bu da burada bir uyarı olarak kalsın.

Söyleyeceğim bir şey daha var. O da, kitaptaki yan karakterlerin çoğunun öldüğü. Hatırlamadıklarım olabilir ama saydığıma göre yedisi ölüyor. Bazıları ilk cümlede, yaşıyor. İkinci cümlede, ölü.

Zaten bolca yorum vardı yazıda. Ama son olarak söyleyeceğim şey şu,

GİT. AL. ŞU. KİTABI. HEMEN.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme