22 Nisan 2014 Salı

Kitap Yorumu: Anna: Kan Giyinmiş Kız- Kendra Blake

Orjinal adı: Anna: Dressed in Blood
Türkçe edisyon: Anna: Kan Giyinmiş Kız 
Yazar: Kendra Blake
Seri: Anna #1
Tür: Genç-yetişkin, paranormal, korku
Goodreads puanı: 4.01/5















Blogun oldukça sessiz olduğunu fark ettim. Tabii buna benim üşengeçliğim sebep oluyor ama neyse. Şöyle adam akıllı bir kitap yorumu yazmayalı çok oldu. Bende bu yıl içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri olan Anna: Kan Giyinmiş Kız'a şöyle güzelce bir yorum yazmaya karar verdim. 



Hayaletlere inanan ve Supernatural izleyen biri olarak kitap çok hoşuma gitti. Yazarın gerek klasik hayalet hikayelerini alıp, daha farklı bir şekilde bize sunması; hem de akıcı ve heyecanlı oluşu kitabı 1-1.5 günde bitirmemi sağladı. 

Yoruma geri döneceğim ama önce kısaca konudan bahsetmek istiyorum.

Cas Lowood'un babası hayalet avcısıdır. Ancak bir iş sırasında öldürülür ve 'aile mesleğini' Cas devralır. Artık büyücü annesi ve kedisiyle Amerika'yı dolaşıp, hayaletleri öldürmektedir. Ancak içten içe kendisini babasını öldüren hayaletle olan karşılaşmasına hazırlamaktadır. 

Bir gün arkadaşından Anna Karlov'u duyar. Anna, balo gecesinde boğazı kesilerek öldürülmüş bir hayalettir. Anna evine giren herkesi istisnasız öldürmektedir ve Cas buna bir son vermesi gerektiğini düşünür. Ancak içinde Anna'ya karşı hissettiği ve anlamlandıramadığı bir yakınlık da vardır. Böylece Cas Anna'yı bulmak için yola çıkar ancak bu düşündüğünden daha zor olacaktır.


Yoruma dönüyorum:

Kitaptan ne kadar hoşlandığımı söylemiş miydim? Yani cidden şu 4 ayda okuduğum belki de en iyi kitaptı. Anna'ya bayıldım, Cas'i sevdim. Diğer karakterlerde fena değil ve özellikle içinde vampirler, kurtadamlar, periler ya da ona benzer şeyler olmayan bir paranormal okumak çok keyifliydi! 

(Bu paragrafın birazını Yiğit'in yorumundan çaldım :D Ne ama? İyi bir tespit yapmıştı şimdi. Hazır ondan bahsetmişken benimkinden sonra onun yorumunu da okuyun, buradan.)

Normalde hayaletlerden korkarım, özellikle de hayalet hikayelerinden. Geceleri beni uyutmazlar. Ama Anna bu konuda tam ayarındaydı. Ne çok korkunç, ne çok sade. Bu da bana göre kitabın artılarındandı. 

Ve bir de o son tabii. Cidden Kendra neden? Bu soruyu çok soruyorum ama yine sormakta bir sakınca yok sanırım. Neden? İkinci kitap Girl of Nightmares bir an önce çıkarsa çok mutlu olacağım, Martı. 

Kapak orjinali olmasa da ona yakın bu yüzden pek bir şey dememe gerek yok. Çeviride de bir sorun görmedim. 

Kitabı özellikle önerdiğim kitle ise Supernatural izleyicileri. Cas, tuz kullanmıyor ve kemikleri de yakmıyor ama yine de onun cadı bıçağı da iş görür sanırım :D Eh, bir de bu tür hayalet hikayelerini sevenler. Ama onun dışında herkese öneriyorum, öneriyorum, öneriyorum. Okuyun pişman olacağınızı düşünmüyorum ^^


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme