7 Ocak 2014 Salı

Kitap Yorumu: Meleğin Düşüşü- Susan Ee


Orijinal adı: Angelfall
Türkçe edisyon: Meleğin Düşüşü
Yazar: Susan Ee
Seri: Penryn & the End of Days #1
Tür: Young- Adult, Paranormal, Fantasy
Goodreads puanı: 4.27/5

Bana fangirllük yapmam için bir saniye izin verin lütfen. 


Tamam. Şimdi daha iyiyim. -Hayır değil-

Hızlıca söyleyeceklerimi söyleyeyim de saçmalamaya bir an önce devam edelim, o zaman. Yıkılan Krallıkların ardından yine bir Dex okuyasım geldi. Bende çok merak ettiğim bu kitaba başladım. Bir oturuşta, 6 saatte bitirdim bu harika hikayeyi. 

Meleğin Düşüşü kapağı aslında hiç takmamamız gerektiğini gösteren kitaplardan biri. Beni yanlış anlamayın asıl kapak çok hoş. Ama Dex nedense değiştirme gereği duymuş. Bu yüzden Meleğin Düşüşü hak ettiği ilgiyi görmemiş sanırım. 

Orjinal kapak

Ana karakterimiz Penryn, adını otoyoldaki bir sapaktan alıyor. Paige adında bacakları tutmayan küçük bir kız kardeşi ve kafayı sıyırmış bir annesi var. Babası küçükken onları terk etmiş. Bu yüzden ailesinin sorumluluğunu almak zorunda kalmış. Dövüşmeyi bilen, sevdiği insanlara sağdık, dişli bir karakter. Kendini ezdirmiyor. Sevdim yani bu kızı :D

Kitabın başlangıcından 6 hafta önce melekler dünyaya saldırmış ve insanların çoğunu öldürmüş, şehirleri yıkmışlar. Penryn'de bu koşullarda ailesini hayatta tutmaya çalışıyor. Tabii bu hiç kolay değil. Çünkü hem meleklere hem de insan çetelere karşı dikkatli olmak zorunda. 


Bir süre sonra yer değiştirmeleri gerektiğini düşünen Penryn, kardeşini ve annesini alıp yola koyuluyor. Ama çok uzaklaşamıyorlar. Yolda bir meleğin kanatlarının koparılışına tanık oluyorlar. Bu sırada kardeşi başka bir melek tarafından kaçırılıyor.

Penryn kanatları koparılmış olan meleğin (Raffe'nin yani <3) Paige'in yerini bildiğini düşünerek onun hayatını kurtarıyor. Raffe önce Penryn'e yardım etmeyeceğini söylüyor. Ama sonradan onu 'kuş yuvası'na götürmeyi kabul ediyor. Sonuçta Raffe'de kanatlarının geri dikilmesini istiyor. Ve oraya gidebilmesi için Penryn'in yardımına ihtiyacı var.


Yolda direnişçilerle ve insan yiyen 'alçak iblislerle' karşılaşıyorlar. Aslında, şu alçak iblislerin ne oldukları fazla tahmin edilebilirdi. Ama bundan puan kırma gibi bir aptallık yapmayacağım. 

Şimdi birazcık fangirllük zamanı. (Not. Gerçek duygularımı burada doğru düzeyde yansıtamıyorum -_-)

Ahh, Raffe.. Sana dostum ilk sahnenden bayıldım! Hala Raffe'yle tanışmadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz *-* (Siyah saçlı ve mavi gözlü olduğundan bahsetmiyorum bile <3) 


Uzun zamandır aralıksız okuduğum ilk kitap oldu Meleğin Düşüşü. Şaşırtıcı ama sıkıldığım sadece bir kaç yer oldu. Onun dışında sonunu çok merak ettiğim için bir türlü ayrılamadım kitaptan. Saat 3 olduğunda şu halde kitabı kapattım,

-Bu aralar çok gif kullanıyorum-

Böyle biteceğini hiç düşünmemiştim açıkçası. 

Kitabı okuyanlar bilir. Sonu X kişisi Y kişisinin başına A
olayının gelmediği bilmeyerek bitince benim durumum,

Buradan almayı/okumayı erteleyenlere söylüyorum her kuruşunun hakkını verecek bir kitap. Kurgusunu, karakterlerini hissediyorsunuz. Kitabın bir özgünlüğü var bence. Ama çok aşk beklemeyin içinden yoksa eliniz boş dönersiniz. Raffe Penryn'e, Penryn'de Raffe'ye boş değil ama kimse kitabın sonuna kadar ilk adımı atamıyor bir türlü. Yine de bu kitabı bayıcı yapmamış. 

İkinci kitap World After geçen sene çıkmış. Yani ilk kitaptan 2 yıl sonra. 2 YIL SONRA! Eziyet değil de nedir bu? Benim sınırım bir sene ancak. Seri 5 kitap olacak son üç kitabın kapağı da adı da belli değil. -Evet, amaç eziyet etmekmiş onu anladık-

Dex, World After için Kasımın sonunda çeviride demiş. Yakında çıkar diye umut ediyorum. 

5 puanı hakketmediğini düşünen var mı? :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme